"BUGÜNDEN SONRA DİVANDA, DERGAHTA, BARGAHTA, MECLISTE VE MEYDANDA TÜRKÇEDEN BASKA DİL KULLANILMAYACAKTIR." 13 Mayıs 1277
Karamanoğlu Mehmet Beyi arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayımlamıştı;
Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmaya diye, Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını, Çarşıyı, pazarı köyü, şehri Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim, Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere, Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın demo, sunucunun spiker, Gösteri adamının showman, radyo sunucusunun discjokey, Hanımağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
Dükkânın store, bakkalın market, torbasının poşet, Mağazanın süper, hiper, gros market, Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı?
İlân tahtasının billboard, sayı tabelâsının skorboard, Bilgi alışının birifing, bildirgenin deklârasyon, Merakın uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, Beldelerin girişinde wellcome, Çıkışında, good-bye okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın body-guard, Sanat ve meslek pirlerinin, duayen, İtibarın, saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı?
Seki?nin, alanın platform, merkezin center, Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, Özlemin, hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı?
İş hanımızı plâza, bedestenimizi galleria, Sergi yerlerimizi center room, show room, Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?
Yol üstü lokantamızın fast-food, Yemek çeşitlerimizin mönü olduğu yerlerde, Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks, Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey i arıyorum, Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı? Bir ferman yayınlamıştı.... Hayal meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?
KARAMANOĞLU MEHMET BEY
Karamanogullarının üçüncü ve en büyük hükümdarıdır. Doğum tarihinin kesin olmamakla birlikte 1246 olduğu sanılmaktadır. Ölüm tarihi ise 1283'tür. Mehmet Bey Karamanoğulları'nın başına geçtiğinde, Anadolu'da Mogol hakimiyeti bulunmaktaydı. Karaman Bey'in ölümünden sonra, Anadolu Selçuklu Sultanı IV.Rüknettin Kılıçarslan, Karaman ülkesinin idaresini, vezirlerinden Hutenoğlu Bedrettin ibrahim'e vermiş; eski ülüs sistemini tanımadığını ilan etmişti. Daha çocuk yaşta olan Mehmet Bey ve kardeşleri de yakalanıp hapsedilmişti. IV.Rukneddin Kılıçarslanın ölümü üzerine, yerine III.Giyaseddin Keyhüsrev geçti. Mehmet Bey ve kardesleri serbest birakildi.
Karamanoglu Mehmet Bey, basa geçer geçmez, Selçuklulara cephe aldi. Üzerine gönderilen Mogol-Selçuk ordusunu, Göksu vadisinde maglup etti. Güneye yönelip, Sahiller Emini Hoca Yunus ordusunu da yenerek egemenligini saglamlastirdi. Daha sonra, Esrefoglu ve entese Türkmenlerini de yanina alarak Konya önlerine geldi. Konya'yi zaptederek Giyaseddin Siyavus'u Selçuklu tahtina geçirdi.
O sirada Selçuklular, edebi dil olarak Farsça'yi, devlet islerinde ise Arapça'yi kullaniyorlardi. Halk ise bu iki dilin disinda, kendi öz dili olan Türkçe'yi kullanmayi sürdürüyordu.
Mehmet Bey, millet olarak yasamanin ilk sarti olarak, dil birliginin saglanmasi gerektigine inaniyordu. Kendi dilini ve kültürünü hor gören, baska kültürlerin egemenligine girmeyi yücelik sanan, bu yoz anlayisa tepki gösteriyordu. Konya'nin alinmasindan sonra, 1277 tarihli ünlü fermanini yayinladi. Türkçeden baska bir dil konusulmasini yasakladi. O'nun bu fermani Anadolu'da uzun yillar yankilanmis ve günümüze kadar gelmistir.
Konya'yi yeniden ele geçiren Mogollar, Karamanogullari üzerine yürüdüler. Küçük bir orduyla Mogollara karsi yigitçe savasan Mehmet Bey, kardesleri Tanu ve Zekeriya ile birlikte sehit düstü.
Mehmet Bey askeri ve idari yönden bilgili ve yetenekli bir devlet adami idi. Hayati boyunca bilim ve sanat adamlarini etrafinda toplamis, onlara büyük deger vermistir.
KARAMANOGLU MEHMET BEY ve FERMANI
Karamanoglu Mehmet Bey'in, 13 Mayis 1277'de, Türkçe'yi korumak amaciyla yayinladigi ünlü fermanini, herhangi bir ferman diye nitelendirmek, yanlis olsa gerektir.
O dönemdeki Anadolu'nun durumunu kavramadan, fermani degerlendirmek de, yine gerçeklere tam anlamiyla ulasmamizi engeller.
XII.y.y. ve sonralari, Anadolu Selçuklulari'nin hüküm sürdügü; Anadolu Selçuklulari Türk olmalarina ragmen, devletin her alaninda Iran hakimiyetinin apaçik görüldügü ve Türklügün degerlerinin, devlet eliyle unutturulmaya yüztuttugu yillardir.
Iste bu dönemde Karamanlilar, Anadolu'da, dil alaninda degil; Türk degerlerinin yasatilmasi için, her alanda, büyük mücadeleler vermislerdir.
1238'de Selçuklular'in Iranlasmasi karsisinda, Karaman'lilarin atasi Nure Sofi'nin de katildigi; Türklügün savunmasi denilebilecek, Kirsehir'in Maliya Ovasi'nda gerçeklesen savas; Karamanogullari'nin Anadolu'da verdikleri mücadelelerin, koltuk kavgasi degil; Türk degerlerinin korunmasi oldugunun en açik delili sayilabilir.
Karamanoglu Mehmet Bey de, atasi Nure Sofi gibi, Anadolu'da, Türklügün, Türk degerlerinin mücadelesini vermistir. 1277'de yayinladigi fermanin özünde, bir milletin birlik beraberliginin ilk adiminin, dil birligi oldugu gerçegi vurgulanmaktadir.
Orta Asya'dan Anadolu'ya göçen, burada devlet ve beylikler kuran Türk boylarinin, baska millellerin degerlerini kabullenip, kendi öz yapilarini terk etmeye yöneldikleri ve bu yönelisi adeta marifet saydiklari bir dönemde, sadece Karamanogullari'nin, Türk degerlerine bagli kalma savasi vermeleri ve Karamanoglu Mehmet Bey'in bu gerçegi, tarih sayfalarina, fermaniyla kazimasi, Anadolu Türk tarihinin en önemli adimlarindandir.
Not: Şiir ve yorum bilinmiyor Bilen varsa bizide bilgilendirsin lütfen